2. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/2225 Karar No: 2014/13127
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/2225 Esas 2014/13127 Karar Sayılı İlamı
2. Hukuk Dairesi 2014/2225 E. , 2014/13127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kumluca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :08.04.2013 NUMARASI :Esas no:2010/348 Karar no:2013/212
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece, davalı koca tamamen kusurlu kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın başka bir kadınla yaşayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ve bu kadından 3 çocuk sahibi olduğu, buna karşılık davacı kadının da eşinin bu çocukların babası olmadığı halde kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiği iddiası ile haksız yere eşinden şikayetçi olduğu, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı koca hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçundan soruşturma yapıldığı ve yapılan soruşturma sonucu kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davalı koca ağır kusurlu ise de davacı kadın da az da olsa kusurludur. Hal böyle iken davalı kocanın tamamen kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan; boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması (HUMK.md.438/son) gerekmiş ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiştir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden tarihinden itibaren tazminatlara faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. 4-Boşanma davalarında yargılama gideri ve vekalet ücreti boşanma isteminin kabul veya ret durumuna göre takdir edilir (HUMK.m.417, 423/6). Boşanma davası içinde istenen, boşanmanın eki niteliğinde olan nafaka ve tazminat talepleri nispi harca tabii olmadığı gibi, bu taleplerin kabul veya ret durumu ile boşanma davasındaki tarafların kusur dağılım ve derecesi, vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderinin taraflara yüklenmesinde esas alınamaz. Bu durumda; boşanma davası ve feri niteliğindeki nafaka ve tazminat talepleri maktu harca tabi iken davalı koca aleyhine 8.358,06 TL nispi harca hükmedilmesi ve davası kabul edilen davacı kadın yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 15.164 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.06.2014(Prş.) KARŞI OY YAZISI
Tefhim edilen karar ile gerekçeli karar arasında birleşen dava yönünden oluşan çelişki diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebidir. Farklı düşünüyorum.