8. Hukuk Dairesi 2018/9338 E. , 2019/1881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Haksız İşgal Tazminatı (Kayyım)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 154 ada 3 parsel sayılı taşınmaz maliklerine ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/135 Esas, 2002/474 Karar sayılı ilamıyla kayyım tayin edildiğini, dava konusu taşınmazın idaresi için kayyım bürosu memurlarınca yapılan tetkikte, davalı tarafından taşınmazın açık depo olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalının bu haksız ve hukuksuz işgali nedeniyle 01.01.1998-31.03.2003 tarihleri arası için 8.750.000.000 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar dava konusu taşınmaz maliklerine kayyım atanmış ise de, mirasçıların kayyım kararının iptali için dava açtıklarını, bu davanın kabulle sonuçlanması halinde kayyımın dava ehliyeti kalmayacağını ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalı şirketin herhangi bir haksız işgali olmadığını, kayyımın geriye doğru ecrimisil talep etme yetkisi olmadığını, istenilen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek savunmada bulunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; "....dava açılırken yatırılması gereken başvuru harcı ile peşin harcın davacı kayyımdan tahsil edilmesi, bu gereklilik yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi yerine, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma ilamına uyulmuş, davacı taraf başvuru ve peşin harcı yatırmış ve yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı kayyım tarafından ecrimisil talepli dava açıldıktan sonra, yargılama sırasında kayyım kararının kaldırıldığı ve kayyımın görevinin sona erdiği hususlarında taraflar arasında herhangi bir tartışma bulunmamaktadır. Dava tarihi itibarıyla kayyımın davayı açmaya ehil olduğu, ancak dava görülürken kayyım kararının mahkeme kararıyla kaldırıldığı ve temsil sona erdiğine göre, gaip olan taşınmaz maliklerine ya da maliklerin ölmüş olması durumunda mirasçılarına tebligat yapılarak davayı takiplerine imkan verilmesi ve davayı takip etmeleri durumunda işin esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken, davanın sıfat yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.